SAYIN MİLLETVEKİLLERİM,SAYIN İL BAŞKANIM,SAYIN BELEDİYE              

   BAŞKANLARIM ve DEĞERLİ İLÇE BAŞKANLARIM

     KIYMETLİ MİSAFİRLERİMİZ,DEĞERLİ AK-EL DOSTLARI

 

Bugün sizlerle beraber olmanın mutluluğunu yaşıyorum,hepiniz hoşgeldiniz,şeref verdiniz.

Konuşmamı çok uzun tutmadan vakfımızdan bahsetmek istiyorum.

Vakfımız 1994 yılında kuruldu. Vakfımızda 6 yıl yönetim kurulu üyeliği 7 yılda başkanlık olmak üzere 13 yıldır görev yapmaktayım.  Huzurlarınızda, Bu süre içerisinde maddi manevi desteklerini esirgemiyen halkımıza, yönetim kurulu üyelerimize, herzaman yanımızda hissettiğimiz yerel yöneticilerimize, mülki idare amirlerlerimize ve kamu kurumlarındaki yöneticilerimize teşekkür ediyor, desteklerine layık olmaya çalıştığımızı ifade etmek istiyorum.

Değerli  dostlar Vakfımız; kuruluş amaçları doğrultusunda, enerjisinin büyük bir bölümünü eğitime ayırmakla birlikte sosyal ve kültürel faaliyetlerin de içinde bulunmaktadır. Eğitim faaliyetlerimize ilk olarak 26 öğrencimize burs vermekle başladık. Şu anda her yıl 400, 450 civarında Üniversite öğrencisine burs vermekteyiz. Binlerce öğrencimizin tahsilini tamamlamasına destek vermiş olan Vakfımız eğitime yönelik tüm girişimleri koşulsuz destekleyip teşvik etmiştir. İş adamlarımız Sayın Bektaş Özbek Elbistan’da, Sayın Kemal Çelik Akçadağ'da birer ilköğretim okulu, Sayın Haydar Yirik Silivri'de bir lise yaptırarak eğitimin hizmetine sunmuşlardır. Gösterdikleri bu özveri ve fedakârlıktan dolayı eğitim sevdalısı dostlarımıza huzurlarınızda teşekkür ediyorum.

Değerli Dostlar Vakfımız ayrıca her yıl ihtiyaç sahibi 500 civarında aileye iaşe ve nakdi yardım yapmaktadır.

Kıymetli misafirlerimiz hepimizin bildiği gibi ülkemiz son aylarda tekrar başlatılan şiddet ve terör olaylarının etkisi altındadır.İnancımız gereği yetmiş iki millete bir nazarla bakan bizlerde kin,kibir,düşmanlık yoktur.Din,dil,ırk mezhep ayrımı yapmadan tüm farklılıklarımızı ülkemizin zenginliği olarak kabul ediyoruz.Sıksık gelen cenaze ve şehit haberleri bizlere derin üzüntü vermekte, yüreğimize ateş düşürmektedir.Barış ve kardeşlik duygularının pekiştirilmesi ,birlik ve bütünlüğümüze zarar vermeden bu olayların sona erdirilmesi gerekmektedir. Bu, birinci ve ikinci Ankara katliamlarında akrabalarını kaybeden bir kurumun mensupları olarak bizim en büyük dileğimiz ve arzumuzdur.

Değerli Vekillerim,İl Başkanım,Belediye Başkanlarım ve İlçe Başkanlarım;sizlerinde siyaset ve medya aracılığıyla yakından takip ettiğiniz birkaç husustan bahsederek konuşmamı tamamlamak istiyorum. Bizlerin yıllarca savunduğu ve dile getirdiği bir konu vardı. Gençlerimizin cemaat yurtlarında kalması ve onların yurt koşullarına uymak zorunda bırakılması. Anadolu’da yoksul aile çocuğu üniversite kazandığında maddi zorluklarla karşılaştığı hepimizin malumudur.Bu zorluklar karşısında konaklama sorunu da mevcut. Karşılarına çıkan ve yardım etmek istediğini belirten bir yapıya hayır diyemeyerek kabullenişe geçen gençlerimiz içine girdikleri yapıya ayak uydurmak durumunda bırakılıyor. Kısmi de olsa asimilasyonun temelleri bu yapılarda atılmış oluyor.

Yine bu ve buna benzer vakıfların yurtlarında kalan çocukların başlarına neler geldiğini son zamanlarda daha rahat görebiliyoruz. Buna rağmen siz CHP’li vekillerimizin göstermiş olduğu çabayı da izliyoruz. Bunun için sizlere ayrıca teşekkür etmek istiyorum. Sırf siyasi bir güce yakınlığı nedeniyle bir vakfın korunmaya çalışılması; çocuklarımızın geleceğinden ve ruhsal gelişiminden daha önemli olmamalıdır.

Bir çocuğa tecavüz gibi aşağılık bir düşüncenin bile bir anne ve kadın bakan tarafından meşrulaştırıldığı günümüzde bizim çocuklarımıza ve gençlerimize daha fazla sahip çıkması gerektiğini düşünüyoruz.

Sevgili dostlar; Hacı Bektaş-i Velinin “İlimden gidilmeyen yolun sonu karanlıktır” sözünün bizim nazarımızda çok önemli bir yeri vardır. Bizler; bilimi, eğitimi, kültürü, hukuku, sosyalleşmeyi her zaman her dönemde savunan insanlar olduk. Ne yazık ki; Bir üniversitenin Rektör Yardımcısı o konuma gelmesine rağmen ülkemizin başarısının ve gelişmesinin ardında cahil ve tahsilsiz insanların sayısının arttırılması kanaatini taşırken bizlerin inadına nitelikli insanlar yetiştirmek ve o kadrolardan bu zihniyetleri silmek asli görevimiz olmalıdır.

Değerli konuklar sizler ülkemizin içinden geçtiği bu kara tünelin tüm detaylarına yeterince vakıf insanlarsınız. Bunları ayrıca sizlere anlatarak değerli zamanınızı almak istemiyorum. Amacım; tüm bunlar olurken biz, vakıf olarak, toplumumuzu ve insanlarımızı bu vahim olaylardan kurtaracak neler planlıyoruz bunu aktarmak istiyorum.

Bizlere ve sizlere sıklıkla yansıtılan, gençlerimizin çok sıkıntı çektiği yurt konusuna değinmek istiyorum. Biz artık burs vermenin yanı sıra; gençlerimizin rahat okuyabileceği, kandırılmadan, hiçbir uygulamaya mecbur bırakılmadan, herhangi bir istismara uğramadan tahsilini tamamlayabileceği yurtlar yapmak istiyoruz.  Ve bunun için de biri Avrupa yakasında biri Anadolu yakasında olmak üzere iki yurt arsasına ihtiyacımız var.Bu arsa ihtiyacımızı belediyelerimizin çözeceğine inancımız tam’dır.

Tekrar hoş geldiniz diyor ve saygılarımı sunuyorum.

    Paylaş: